Saçını Süpürge Eden Anneler ve Büyüyemeyen Çocuklar

Bu yazıda aslında başka bir konudan bahsedecektim lakin bir süredir kafamı kurcalayan ve anne-çocuk ilişkisinde temel rol oynadığını, çocuğun büyümesine, bağımsızlığını kazanmasına engel olduğunu düşündüğüm bir konuyu yazmak istediğimi fark ettim.

Bundan önceki yazılarda annelikle ilgili birçok konuda kendi fikirlerimi paylaştım ve anneliğin ne olmadığı, nasıl olması gerektiği vb. konuları anlatmaya çalıştım kendimce.

Bu yazıda biraz zor bir konudan bahsedeceğim çünkü toplum olarak birçok olumsuz yaşantımızın kaynağının bu konu olduğunu düşünüyorum.

Hangi konudan bahsediyorum ?

Fedakâr anneler ve annelikten!

Tabi fedakar annelerden bahsetmeden önce gelin isterseniz fedakarlık ne demek, bunu birlikte anlamaya çalışalım.

Fedakârlık, Arapça feda ve Farsça kâr kelimelerinin birleşmesinden oluşan bir kavram. Eş anlamlısı özveri. Türk Dil Kurumu’nun Büyük Türkçe Sözlüğü’nde özveri, “bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçme” anlamında kullanılmaktadır.

Peki saçını süpürge etmek ne anlama geliyor?

Birileri için çok özveride bulunarak çalışmak, hizmet etmek anlamında kullanılmakta. Bu iki kavram cebimizde dursun şimdilik.

Fedakar anne kimdir o zaman aslında ?

Bir amaç uğruna veya gerçekleştirmesini istediği bir şey için kendi çıkarlarından vazgeçen anne midir , Annenin çocuğundan ne çıkarı olabilir ki  mesela ? Annenin çocuğundan gerçekleştirmesini istediği şey nedir mesela ? Ya da bir annenin ne amacı olabilir çocuğuna annelik yapmaktan başka ?

Bu soruları cevaplamadan önce aşağıdaki iki örnek cümle bize bu konuda oldukça yardımcı olacak.

‘Bırak evladım sen yorulma/yapma ben yaparım.‘

‘Sizin için saçımı süpürge ettim , yemedim yedirdim, içmedim içirdim hala faydalı olamadım.’

Bu iki cümle aslında fedakar anneliğin nasıl başlayıp nasıl son bulduğunu bize gösteriyor. Bu iki cümleyi çağrışımlarınıza bırakıyorum şimdilik.

Bir anne neden fedakar bir anne olur ya da annelik yapar biraz bu konudan bahsetmek istiyorum. Bence ilk olarak toplum tarafından annelere atfedilmiş ve annelerin sırtında yük olmaktan başka bir işe yaramayan anneler fedakar olmalıdır, annelik fedakarlıktır mesajı bunun ilk nedenlerinden biri.

İkinci olarak annenin kendi annesinden nasıl bir annelik gördüğü ve bunu fark edememesi. Mesela kendi annesinden yeterince iyi annelik görmeyen bir anne çocuğuna fedakar bir anne olacaktır. Çünkü kendi annesinden alamadığı yeterince iyi anneliği çocuğuna fedakarlık yaparak telafi etmeye çalışacak ve kendi annesine şöyle diyecek gibidir, bak gördün mü sen bana annelik yapamadım ama ben çocuğuna ne kadar iyi bir anneyim!

Üçüncü olarak annelik kaygısı dediğimiz, çokça mükemmel olma uğruna yeterince olmaktan vazgeçilen durumla alakalı. Fedakarlık yapmayan  ya da fedakar olmayan -sanki iyi annelik yapmıyormuş gibi, annelerin çevre baskısı, kendi ebeveyni tarafından  eleştirilme korkusu vb.  ve bunun sonucunda suçluluk duygusu ile fedakarlığa itilmesi durumu. Mükemmel ebeveynliğin fedakarlık sonucu olduğuna inanmak mesela. Halbuki şunu biliyoruz ki fedakarlık genellikle çocuk için olumlu bir durum değildir ve mükemmel ebeveynlik yoktur.

Dördüncü olarak anne aslında böyle davranarak kendi duygusal/maddi/manevi ihtiyaçlarını çocuğu üzerinden karşılıyor olabilir. Mesela çocuğu onun istediği gibi bir çocuk olursa hayatta başarılı olacaktır ya da mutlu olacaktır! Çocuk mutlu /başarılı olursa annede öyle olacaktır o zaman!

Anneler genellikle fedakarlıkları sonucu ; kendilerine, çocuklarına ve eşlerine karşı da gizli bir öfke geliştirmiş olurlar. Çünkü kendi ihtiyaçlarını bir kenara bırakırlar ve sadece çocuğu için yaşarlar! Ve biliyoruz ki öfke kişinin bir ihtiyacının karşılanmaması sonucu oluşan bir duygudur.

Anne çocuğuna öfke duyar çünkü çocuk için onca fedakarlık yapmıştır ama hala çocuğu kendi istediği gibi bir çocuk olamamıştır!

Kendine karşı öfke duyar çünkü neden böyle davrandığını bir türlü anlayamaz!

Eşine karşı öfke duyar çünkü eşi ona hiçbir konuda yardımcı olmuyordur!

Annelerin fedakar annelik yapması sonucu peki çocukta neler olur ?

İlk olarak bu çocuk, özbakım becerilerinden yoksun, özgüvensiz, girişken olamayan, özerk davranma becerileri zayıf, kendi ihtiyaçlarını anlayamayan, sosyalleşme becerileri düşük ve ebeveynine bağımlı ve ebeveyninin de çocuğa bağımlı olduğu bir çocuktur.

İkinci olarak bu çocuklar annelerinin istediği gibi bir çocuk olmak için kendi özbenliklerinden vazgeçerler ve kendileri olamadıkları için annelerine karşı açığa çıkaramadıkları gizli bir öfke duyarlar! Çocuk bir taraftan kendini annesine karşı borçlu gibi hisseder ve hayatı boyunca bunu annesine karşı fedakarlık yaprak telafi etmeye çalışabilir.Annesinin istediği gibi bir çocuk olmadığında da yoğun bir suçluluk duygusu hissederek kendi ihtiyaçlarını bir kenara bırakıp annesinin ihtiyaçlarını daha çok önemseyip onları karşılamaya başlar.

Yukarıda bahsettiğim birçok konu ile birlikte aslında gelmek istediğim yer fedakar annelik görmüş çocukların yetişkin olduklarında iki durum yaşamaları.

Bunlardan ilki yetişkin özel veya sosyal hayatında etrafında kendisine annelik yapacak kişiler bulundurmaya çalışır. Buna kendi eşi de dahildir örneğin. Eşi arkadaşlarına şöyle der mesela ; evde üç çocuğum var biri de eşim!

İkincisinde kendi annesi gibi davranır ve sürekli fedakarlık yaparak etrafında annelik isteyen kişiler bulundurur. Mesela fedakarlık yapmaktan bıkmıştır, fedakarlık yaptığı kişilere karşı öfke! doludur ama daha farklı bir yol/davranış bilmiyordur.

Bu iki durum yetişkini oldukça zorlar lakin sorunun ne olduğu ile ilgili düşündüğünde çıkar bir yol bulamaz.

Belki bu iki durumun kaynağı yukarıda bahsettiğim konularda saklı, kim bilir!

Son olarak bu konuda birkaç önerim var.

Bunlardan ilki annenin kendi ihtiyaçlarını anlaması, ilgilerine, hobilerine vakit ayırması ve kendini iyi hissedebileceği sosyalleşme alanlarını keşfetmesidir.

İkinci olarak anne-babanın eş ilişkisine değer vermesi, güçlendirmesi ve anne-baba rolü dışında eş rolünde de olduklarını hatırlayıp birlikte kaliteli vakit geçirmeleri.

Üçüncü olarak babaların – ki çocuğun ruh sağlığı açısından anneler kadar önemlidir çocuklarıyla kaliteli ve dolu dolu vakit geçirmeleri.

Dördüncü olarak bireysel terapiye gitmeleri.

Unutmadan mükemmel ebeveynlik yoktur yeterince iyi ebeveynlik hem bize hem de çocuğumuza yeter.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Sevgiyle kalın.

Psikolojik Danışman
Cengiz Avcı

Sorularınız

psikoloji@patikapsikoloji.com
Semerciler Mahallesi, Milli Egemenlik Cd. No:61 D:Kat:1 Daire:3, 54100
Adapazarı/Sakarya

Sakarya Psikolog | Patika Psikoloji © 2018 İçeriklerin kopyalanması ve kullanılması yasaktır.